Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Hello world!

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Bir Süre…

Bir süre buralarda olamayacağım. Göz açıp kapayana kadar dönerim.:)))

Gün Işığı

Ben insanların güzel çizimler yapmayı becerebilmesinden çok, çizime olan tutkularını seviyorum. Her yeni çizimde heyecan duymalarını. Ve iki kutuplu olmaktan çıkmayı başarabilmelerini…ve hayalgüçlerini.
Geçmişten getirdikleri sıkıntılarının onları büyük sanatçı yapması anlayışının bu yüzyılda geçerli olmamasını istiyorum. Bu düşüncenin geride kaldığını düşünüyorum. Yüzyılımızda ve zamanımızda buhranlı bir ruhun yerini zeka, hayalgücü, yaratıcılık, bilim tabi ki bir tutam :) ) felsefe dolu ruhların doldurmaya başladığını görmek istiyorum. Sanatın boyut değiştirdiğini. Ve bunun çok normal olduğunu. Çizerlerin, ressamların, tasarımcıların, mimarların, yeni dünyalar kurabilen yazarların birbirine ihtiyacı olduğunu biliyorum. Bir çizerin istediği zaman hoş, akıl dolu bir tasarıma imza atabileceğini biliyorum. Ortak payda, estetik seviye :) ) ve algılama gücü.
Yapılan çizime bakınca mükemmellik aramıyorum. Muhteşem çizimlerde bazen heyecanlanamıyorum ya da bir başka sanat eserinde. Belki tuhaf renklere sahip, beceriksizce yapılmış bir çalışmayı muhteşem bulabiliyorum. Sağlam bir manifesto aradığım zamanlar çoğunlukta oluyor. Yapanın düşünceleri, tutkusu, kalp çarpıntıları beni etkiliyor. Bazen eksiksiz anatomiyle çizilen insan resimlerinden çok, çarpık bacaklı bir çubuk adam çizimine tav olabiliyorum. Ya da çizerin mükemmel sonuca ulaşmak için döktüğü terlerin hala ıslak durduğu, iyi çizebilme sıkıntısının hissedildiği çalışmalara bakıp gülümseyebiliyorum. Ama yine de akıl arıyorum, akıl arıyorum…
***
Oğlumun ateşini üç günde zorla düşürdük. Mikroplarımız oldukça inatçıydı. Durumu sembolleştirdi benim beynim hemen.:)) Çok yüksek binalar yaptık , yüpyüksek.:)) Korkup kaçsınlar diye.
Şimdi mikroplar bende:)) Sen misin koca gökdelenlerle bizi korkutmaya çalışan, diye hedef değiştirdiler.
***
Yukarıdaki çalışma yine kişiye özel bir çalışmaydı. İlk defa bir çalışmama iki tasarım ekledim. Kendim de çizebilirdim ama leke ve ton değerleri bakımından orada olmalarını sevdim.
Çalışmanın hikayesi çizim aşamasında beynimde istemsizce oluştu yine. Lekeler, etkiler, değerler ve hikayeler…

Time

Nowadays, I’m painting some t-shirts for my friends. It’s one of them.  I had free days and today is my last free day.:)) It was enjoyable. I hope they like. By the way, my all works is protected by copyright.:P 
*
Birkaç arkadaşım için tişörtler hazırladım. Birkaç küçük hediye. Önümüzdeki hafta itibariyle kafamı kaşıyacak vaktim olmayacak.:)) Şu babadan kalma keçeli kalemlerle büyük ve renkli çalışmalar yapmayı özlediğimi hissediyorum. Oğlumun büyük, renkli tahta bloklarıyla kocaman yapılar inşa ediyoruz. Hayatın karmaşasına bu şekilde meydan okuyoruz. Üstelik onun bizi çok takmayacağını bilerek..

Ziv Ziv

Önceki posta yaptığınız tüm yorumlar için teşekkür ederim. Hepiniz benim için çok değerlisiniz. Hayatta insanın onu destekleyen arkadaşları olsun, başka bir şeye ihtiyacı yok.

*
Arkadaşı olsun insanın.

Home

 Son yıllarda tuval üzerine fazla çalışma yapamıyorum. Bir kaç ay önce gelen istek üzerine üç tane çalışmıştım. Onlardan artakalan kumaşların doğal görüntüsünü ve rengini sevdiğim için yastık kılıfı yapıp üzerine kumaş boyasıyla böyle bir çalışma yaptım. Vintage renklerin en önemli özelliği nötr yani kirli olmaları. Bu yüzden gölgelendirmeleri yaparken bilinçli olarak nötr renk paleti seçtim. Eşim ve oğlum çok sevdi yastıkları. Kendim için yapmıştım ama artık benim değiller.:))

 Aşağıdaki  çizim çok sevdiğim bir arkadaşım için . Keçeli kalem ve suluboya kullandım. Renkleri sade kullanmaya dikkat ettim.:))

Yılbaşı için düzenlenen kartpostal etkinliği sayesinde pek çok yeni arkadaş tanıdım. Tüm arkadaşlarıma gönderdiğim kartpostallar umarım hepsinin eline geçmiştir. Blog dünyası tahmin edemeyeceğim kadar büyük. Ben yoğunluğum nedeniyle burnumun dibindeki blogları bile keşfedemeyen biriyim ne yazık ki.:))Sevgili Leylak Dalına emekleri için çok teşekkür ederim.

Küçük Atkı Satıcısı

    
Nihayet boş günler yaşıyorum. Hayatın koşturmacası devam ediyor ama bu akşamdan itibaren, ne kadar süreceğini bilmediğim çizimsiz günler bekliyor beni. Buna ihtiyacım varmış.  İki gündür, sürpriz bir şekilde, boş bir kaç saatim oluyor. İlk anda ne yapacağımı şaşırıyorum ama sonra adapte oluveriyorum. En çok yürümeye ihtiyaç duyuyorum. Soğuk havada, hayalet ağaçların bürüdüğü gri, puslu yollarda yürümek iyi geliyor. Starbucks’da küçük bir mola veriyorum. Fazla oturmak istemiyorum, ayrılıyorum. Gri rengin sevgisi ağır basıyor. Bu şehirde kar yağmıyor. Minik minik serpiştiren su damlalarını kar kristalleri diye hayal ediyorum. Gözümün önünde atkı ören ve onları karlı dağları, ormanları dolaşarak, yolunun üzerindeki köy ve kasabalarda satan minik bir robot beliriyor. Bir valizi, bir çift örgü şişi, yemek yapmak için bir tenceresinden başka hiç bir şeyi olmayan bir robot. Uzun yürüyüş bitince eve gelip arada derede çiziveriyorum. Çok uzun zamandır ilk defa aklımda düşünceler olmadan kısacık uyuyabiliyorum.
**
Header ımı değiştirdim. Bu çizimi aylar önce aklıma geliveren kürklü çorap yüzünden yapmıştım. Bazen değişik tasarımlar geliveriyor aklıma, eskiz defterine çizip kenara atıyorum.  Çorap bana çizim yaptırdı yani.:)) Sonra da kızı maskülen çizgilerin ağırlıkta olduğu, sevdiğim tarzda giydirdim. Arka plana gerçekçi olmayan bir New York şehri çizdim. Kış olsun. Ağaçlar buz tutsun. Ben üzerinde New York ve İstanbul siluetlerinin olduğu tasarımları sevmeye devam edeyim. 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.